Ana içeriğe atla

Kayıtlar

kendinden bi parça say/a/mıyor

Şu günbatımını izledim geçen gün kırk dakika sahilde durup. Kendimi şanslı azınlıkta hissettim. Güneş dans etti çünkü. Kulaklığım vardı. Uzak gözlüğüm de yanımdaydı ve bu çok nadir olur, yani istediğim şeylerin gerçekleşmesi. Uzağa baktım doyasıya, her şey çok netti. Keşke insan da net olsaydı /mı/ bu kadar. Fakat insan "kendi" olduğunda çok kabul görmüyor. Kabul görülmek istiyor mu gerçi onu da bilmiyorum. -İsteniyor mu bu?- Kabul edilmek? -kendiliğinden oluyorduysa olmuyor mu bu eylem. Kabul çünkü yükü ağır bir kelime. "Benimsemek" sözlükte karşılığı. Benimseme, "kendinden bir parça sayma." -Birisinin sizi, sizin bir başkasını kendinizden bir parça saymanız. Bu biraz şey değil mi -yük? -yük/yığın, üzere alınan şey. Dünya deliğinde zor bi' eylem. Ama düşününce, insan bile kendine yükken, kendi parçaları dahi birbiriyle uyuşmuyorken, ne bileyim, huyları, beğendikleri, sevdiği şeyler, uğraşıları, hobileri, fobileri -tatlı tercihleri bile- an be an değiş...

İvan Osokin'in Tuhaf Hayatı

Bazen çok düşünüyorum ben de Osokin gibi geçmişe, gençliğimin çok önemli bir anına geri dönsem, hesaplaşmaya ve her şeyi çok başka yapacak olan o hatayı düzeltmeye çalışsam, doğru kararlarla, bir takım önlemlerle, düşünerek ilerleyip, ince eleyip sık dokuyarak yeniden yaşasam hayatım farklı olur muydu diye. Belki de bilim kurguları sevmem bu yüzdendir. Hep portal açılsın, zaman makinası icat edilsin falan diye bekliyorum. Ama zaman makinası icat edilse ve profesör Emmet Brown'ın zaman makinesi De'Lorean gelse, Geleceğe Dönüş filminde Marty'yi götürdüğü gibi götürse beni ya da Osokin'in karşısına çıkan büyücü gibi istediğim noktadan başlatsa hayata neyi farklı yaparım ki? Marty işleri daha çok berbat etmekten başka ne yapmıştı. Osokin neyi farklı yaptı? Geleceğe Dönüş 1985 ‧ Bilim Kurgu/Komedi ‧ Şu kitabı 18-26 yaş arası okusaydım muhtemelen, hayır değişebilir çok şey, nasıl değişmez, insan aynı hataları nasıl bile bile yeniden yapar, düşünür bi', gelecekten ...

üstün insan formuyla aramdakiler ve yapay zeka ile zeytin yeyişlerimiz

Bir objeyi, sözü, şiiri, heykeli, resmi, görüntüyü, akışı, hareketliliği, durağanlığı, bilinç akışını, zihin resmini;  kolajı, asamblajı,  dijitali, pixeli, gravürü, mermeri, taşı, el işini, ip işini, tekstil işini, görsel işi yani çeşitlerini sonsuza kadar sıralayabileceğimiz bu tüm  kişi ve kişilerin tarih öncesi çağlardan beri yapageldikleri her şeyi sanat eseri yapan tam olarak nedir? Neye, neden sanat diyoruz? Bu soruları gündelik hayatta dile getirmesek de çok sık düşünürüz. Hatta ilk gardımız anlamlandıramadığımız o "şey" karşımıza dikildiğinde düşer.  Çoğunlukla çünkü " şeyleri " sanat eseri olmak ya da olmamakla ilişkilendirdiğimizde tartışmalar meydana gelir. Herkesin sanat anlayışı -tüm şart ve dengeleri bir araya getirip oluşumun neye itki o sağlanamazsa neye bağlı olduğunun çıkarsamasını yapamadığımızla ve çeşitli güzellik algılarıyla etrafı gözlemlediğimiz gerçeğiyle de ilintili olarak- farklıdır. Bu hengamede " O ş eye neden sanat diyoruz?" ...

his soykırımı

- yapamıyorsan yapamıyorsundur. dimağın çünkü ısrarsız/ ve diğer her şey gibi sonunu bilmediğin bir kaos içinde büsbütün avuçlarında katranlaşan hengamenin içine esir ettikleriyle yüksünük, savruk, süreğen bir çağrışım yılgın üstelik son sürat giderken bu yılgıyla, sızlıyor burnun, içindekilerle dolu kafan ağır, güne dönen yüzünü boyamış yanılgı ve pek çok şeyi yitirdiğin o günün gecesi aidiyetsizliğin siliyor her şeyi /block/daha fazla block/ biliyorsun korkak olmanın sırası değil, akıyorken hayret direnç gösterebilmen huzursuz bağlama beyhude neden çünkü his soykırımı adı kaçarken de düşeceksin e biraz nüktedan. 🎧 Wherever i may roam

sağlam kroşe

ölüp gitmekle ilgili sorunlar mevcut süreğen. akış rutin, üstelik hızlı. asırlardır kabul edilmiyor, bunun farkındayız, ölümsüzlüğün peşinden az koşulmadı. ne çare fakat ölünüyor. e ölünsün bunun nesi kötü. tezahürü güzel diye katlanılan bu simülasyondan daha iyidir hem belki, boyut değişimi, öyle ya da böyle, farklı bi delik, alan; her ne olacaksa, bunun nesi korkutucu diyebilir miyiz belki de fantastik, büyülü evet diyebiliriz belki alengirli. geride kalanlar düşünecek artık burasının bokunu püsürünü, gidenin zamanı bitti, gidene ne ki, hatırlamıyor/görmüyor burada o gittikten sonra olanları, üzülecek ne varmış, kim gelmiş cenazeme, kaç gün ağlamışlar, kaçıncı gün belki akıllarına geldim, sonra ne zaman unutuldum. gittim çünkü bitti benim hikâyem buraya kadardı, buydu en son görünen kısmım.son tezahür.gerisi beni ne ilgilendirir, ki ilgilendirir mi ayrıca, bedenim bana ait değil artık. Bedenim artık anakronik bir sorun. Çürümesi kokması hastalık yayması muhtemel enkaz. çüreğen. gidil...

falso

Yürekler bir akıllarda tek soru. -nasıl bu kadar uyumsuz olunur?- neden -nasıl bu kadar uyumlusunuz.- sorusunu sormaz kimse. Uyumsuzluğu değil de uyumluluğu anlamıyorum, nasıl mümkün olduğunu. İnsan neden uyumlu olur füreya? İtibar görmek için?-aman etliye sütlüye karışmayayım başım belaya girmesin politika gibi bu ilişkiler neden kötü olayım çıkarlarım var sorun istemiyorum herkesle geçinmek herkesle herkesleşmek istiyorum. -belki daha insani açıdan düşünelim- insan sevmek istiyorum. insanı olduğu gibi sevmek. bir arada yaşayabilmenin mümkün olduğunu kanıtlamak istiyorum/birbirimize sırt dayayabileceğimizi. güveniyorum, güvenilmek istiyorum.-ya da var olma savaşı açısından? -fikrim sorulsun önemseneyim birilerinin varlığıyla vücut bulayım. -yalnız kalma korkusu? -vakit geçer zaman ölür başkalarıyla bir aradayken yalnızlıktan kurumam. kuruyup çatırt diye kırılma ortadan. Yalnızlıkla fakat uyumsuzluk kardeş, ötekinin sonucu diğerinin başlangıcı. Yalnız kalmaktan mı ko...